Çantamı Marmaray’dan inip sahile doğru yürürken bile içimden bir heyecan yükseliyor. Dersler biter bitmez bu kıyıya geliyorum; Pendik Sahili’nin serin rüzgarı tenimi okşarken, akşamın yavaş yavaş inen ışığı ten rengimi daha da kızdırıyor. Kurtköy’den Kaynarca’ya kadar uzanan bu sahil şeridinde, üniversiteli kimliğimin getirdiği özgürlükle, gerçekten aradığın türden bir yakınlık sunuyorum.
Viaport’un ışıklı vitrinleri altında başlayan sohbetlerimiz, yat limanının sessiz rıhtımında çok daha ateşli bir noktaya varıyor. Saatlerce süren derslerden sonra gevşemek isteyen bir bedenle, aynı şekilde rahatlamak isteyen birini karşıma almak hoşuma gidiyor. Senin ritmine ayak uydururken kendi isteklerimi de açıkça dile getirmeyi seviyorum; ten teması, yavaş öpücükler ve karşılıklı keşif… Hepsi bu akşamın içinde.
Rezidans veya otel odalarında, Pendik’in hareketli ama yine de sakin kalan köşelerinde, sınırlarımızı birlikte çizip birlikte aşmak için buradayım. Senin dokunuşla…
