Ben Şeyma, Mecidiyeköy'ün gece ışıklarını Trump Towers ve Cevahir AVM'nin gölgesinde seyretmeyi seven bir kadınım. Bomonti'ye inen yokuşta adım adım dolaşırken aldığım vanilya ve ıslak toprağın karışımı kokuyu tenime işlerim, sonra Levent metrosunun kalabalığından sıyrılıp bu kokuyu seninle paylaşmak için geldim.
Arkadaşım, “Şeyma'yla çıkarsan zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın” dediğinde doğrusunu söylemiş. Geniş yatağımın üzerinden şehir manzarası akarken kalçamın dolgun kıvrımı ve göğüslerimin yumuşak ağırlığı seni kucaklar; saatleri değil, tenin üzerindeki nefesimi sayarsın. Başını omzuma yasladığında bileşen kokumuz odanın dört bir yanına yayılır, ayrılmak istemediğin bir geceye dönüşür.
