Manavgat Şelalesi’nin uğultusuyla Nova Mall’un ışıkları arasında, bir otel odasında perdeler hafifçe aralık. Şehir manzarası camdan içeri süzülürken, 168 santimlik bedenim incecik belimle kıvrılıyor; parmaklarım sırtınızdan kalçalarınıza kadar yavaş, ısrarcı bir baskıyla kayıyor. Dokunuşum sadece teni değil, nefesi de ele geçiriyor; uzun parmaklarım omuzlarınızın altına gömüldüğünde tüm kaslarınız bir anda gevşiyor, sonra yeniden geriliyor.
İster Sorgun’dan ister Evrenseki’nden gelin, akşamın erken saatlerinde kolayca ulaşıyorum. Manavgat’ın bu sakin otel koridorlarında, saatlik buluşma bile uzun bir gece gibi kalıyor.












