Gaziosmanpaşa Meydanı’ndan Hükümet Konağı’na doğru yürürken bile kendimi tutamıyorum, çünkü dudaklarımın tadını en çok kalabalığın içinde, göz göze gelip hemen sonra ayrıldığımız anlarda bırakmayı seviyorum. Tem Otoyolu’nun uğultusunu, Venezia Mega Outlet’in ışıklarını geride bırakıp Yeni Mahalle’nin dar sokaklarına saptığımda bile dilimde kalan şeker tadı, kimsenin tahmin edemeyeceği kadar yoğunlaşıyor. Bu yüzden yalnızca öpücükle sınırlı kalıyorum; başka hiçbir temas yok, sadece dudaklarımı ve dilimi sunuyorum.
Küçükköy Meydanı’nda durup bir sigara yaktığımda, o sigaranın bile dudaklarımda bıraktığı tat, bir sonraki buluşmayı bekleyen en tatlı hatırlatıcı oluyor. Başka hiçbir şey vaat etmiyorum, çünkü bu sınırın içinde bile tatmin etmek benim en büyük zevkim. Geri kalanını hayal etmen için yeterli.
